Hierapolis Antik Kenti
Hierapolis kenti Denizli’nin 20 km kuzeyinde, antik ve modern yolların kesiştiği bir bölgede konumlanmaktadır. Kral Yolu’nun üzerinde yer alan Hierapolis, iç bölgeleri kıyıya bağlayan önemli bir geçiş noktasıdır. Aslında Seleukoslar tarafından kurulmuş olan kent M.Ö. 190 yılında Pergamon Krallığı’nın eline geçerek Pergamon’nun söylencesel kurucusu Telephos’un karısı Hiera ya da Hiero’ya göre adlandırılmıştır.
Hierapolis, “Kutsal Şehir” anlamına gelmektedir. Kent bu ismi sahip olduğu birçok tapınaktan almaktadır. Şehrin ismi Augustus zamanına kadar basılan paraların üstünde “Tapınaklar Şehri” olarak da geçmektedir. Hierapolis’in erken dönemleri hakkında ise pek bilgi yoktur. Ancak M.Ö. IV. yüzyılın ortalarına tarihlenen ve Ana Tanrıça Cybele’ye ait olan bir Phryg kutsal alanı, şehrin erken dönemlerde de yerleşime sahip olduğunu göstermektedir. Bununla birlikte kent altın çağını M.S. II. yüzyıldan itibaren yaşamaya başlamıştır.
Hierapolis tapınaklar şehri olarak adlandırılmaktadır ancak kentin kaç tane tapınağa sahip olduğu kesin olarak bilinmemektedir. Bunun yanında kentin çok sayıda tanrıya taptığı fakat, hepsinin tapınağı olmadığı düşünülmektedir. Yapılan kazılar sonucunda sadece Apollona’a ait bir tapınağın varlığı kesin olarak ispatlanmıştır. Bununla birlikte günümüzde herhangi bir yapıya rastlanılmamasına rağmen Strabon Hierapolis’teki Ana Tanrıça’ya ait bir tapınağın varlığından da bahsetmektedir.
Hierapolis’te yapılan araştırmalar sonucunda kentin baş tanrısının Apollon olduğu anlaşılmaktadır. Kentte basılan paralardan ve bulunan kitabelerden tanrının Apollon Pythios, Apollon Arkhegetes ve Apollon Kareios olmak üzere üç farklı epithetle tapınım gördüğü anlaşılmaktadır. Hierapolis’in bir başka önemli tanrısı ise Zeus’tur. Tıpkı Apollon gibi Zeus’ta farklı epithetlere tapınım görmüştür. Kente bulunan bir yazıttan, Hierapolis’te Zeus adına her yıl bayramlar düzenlendiği anlaşılmaktadır. Ayrıca bu yazıtın üzerinde Zeus adına düzenlenen törenlerin sırasının yer aldığı bir takvim de yer almaktadır. Söz konusu yazıt düzenlediği törenlerle kentin dini topluluklar üzerindeki merkezi rolünü de ortaya koymaktadır 
Kentteki dini renkliliği göstermesi bakımından Hierapolis Tiyatrosu da bir hayli önemlidir. Tiyatronun günümüze kadar ulaşan kalıntıları Severuslar Dönemi’ne aittir. Bu dönemde restore çalışmalarına sahne olan tiyatro imparatorlar ve Apollon’a adanmıştır. Zengin süslemeli bir işçiliğe sahip Hierapolis Tiyatrosu diğer Anadolu tiyatrolarından farklı özelliklere sahiptir. Hellenistik ve Roma tiyatrolarında genellikle Dionysos efsanelerine ait işlemeler bulunmaktadır. Ancak Hierapolis Tiyatrosu’nda Dionysos’a ait sahneler azınlıktadır. Bunun yanı sıra özellikle Apollon ve Artemis kabartmalarına sıkça yer verilmiştir.
Paylaş: