Çamlıhemşin Şimşir Ormanları, sadece Türkiye’nin değil, dünyanın da en nadir ekosistemlerinden biridir. Fırtına Vadisi üzerinde, Çat Köyü ile meşhur Zilkale arasındaki bölgede yer alan bu ormanlar, adeta bir "masal dünyasını" andırır.
İşte bu özel alan hakkında bilmeniz gerekenler:
Şimşir ağaçları normalde çalı formunda büyüyen bitkilerdir. Ancak Çamlıhemşin’deki bu orman, şimşirlerin ağaç formuna ulaştığı dünyadaki çok az sayıdaki noktadan biridir. Bu ağaçların bazılarının boyu 8-10 metreye, gövde çapları ise 30 santimetreye kadar ulaşmaktadır.
Bu ormandaki şimşir ağaçlarının yaşlarının 300 ile 500 yıl arasında olduğu tahmin edilmektedir. Bu yönüyle orman, "Anıt Orman" statüsünde değerlendirilecek kadar kıymetli bir doğal mirastır.
Ormanın içine girdiğinizde kendinizi bir film setinde gibi hissedersiniz:
Yosun Kaplı Gövdeler: Nemli iklim nedeniyle ağaçların gövdeleri ve dalları tamamen kalın, yeşil bir yosun tabakasıyla kaplıdır.
Işık Oyunları: Sık dalların arasından süzülen güneş ışığı, yosunların arasında büyüleyici bir ışık gösterisi sunar.
Şimşir Ormanları, Türkiye'nin ilan edilen **"Gen Koruma Alanları"**ndan biridir. Hassas bir ekosisteme sahip olduğu için korunması büyük önem taşımaktadır. Son yıllarda bölgedeki bazı ağaçlar mantar hastalıklarıyla mücadele etse de, koruma çalışmaları ve doğal yenilenme süreci devam etmektedir.
Yer: Çamlıhemşin merkezinden Zilkale ve Palovit Şelalesi yönüne doğru giderken, yolun hemen kenarında yer alır.
Ziyaret: Ardeşen-Çamlıhemşin-Zilkale güzergahını takip eden herkesin kolayca ulaşabileceği bir noktadadır. Genellikle Zilkale ziyaretinden sonra kısa bir yürüyüş ve fotoğraf molası için tercih edilir.
Ormanın içi yılın her dönemi oldukça nemli ve zemin kaygan olabilir. Bu nedenle burayı ziyaret ederken yere sağlam basan, kaymayan bir ayakkabı tercih etmeniz ve ormanın o meşhur havasını solumak için acele etmeden yürümeniz önerilir.
Bu ormanlar, Karadeniz’in biyolojik çeşitliliğinin ne kadar zengin ve korunmaya muhtaç olduğunun en canlı kanıtıdır.